Gogol’ün Portre’si ve Birleşik Krallık’taki Bilişim Yasa Tasarısı

Kaynak: https://unsplash.com/photos/ah-HeguOe9k

Portre kelimesi bana dâima Oscar Wilde'ın Dorian Gray'in Portresi'ni anımsatır. Fizikî güzelliğinin ebedî olması için rûhunu şeytana satan bir adamın hazin ve belki ibretlik hikâyesidir. 1890 Temmuz'unda tefrîka edilişinin üzerinden handiyse 133 sene geçmiş. Fakat yazımın esas bahsedeceği eser olan Portre Nikolay Gogol'ün bir uzun hikâyesi. 1834-35 senelerine âit. Bir okur olarak adını ilk andığım…

Bir Aforizmanın Uyandırdıkları

Gerçekçi olmak gerekirse oturup da husûsî olarak aforizma okumak gibi bir hobim yok. Hatta bu başlıkla basılan kitapların oluşum şartlarını düşünüp anlam veremediğim de olmuştur. Franz Kafka’nınki mesela. Fakat yine de her şeyin herkese hitap edemeyeceği bir vakıa. Ben domates severim ötekisi sevmez. Bunun için iki taraf da suçlu olmadığı gibi meydanda suç kavramını gerektirecek…

Asıl cânî Dr. Frankenstein’dir

Baba figürünün evlat üzerindeki etkisi deyince bir çok edebiyatseverin aklına ilk gelen Franz Kafka ve melun babası Hermann’ın hastalıklı ilişkisidir muhtemelen. Babaya Mektup‘ta Kafka açık açık babasına onun ne kadar baba olamadığını anlatır. Hermann kötü, bencil, çocuklarını ezen, küçümseyen, önemsiz hissettiren biridir. Kafka bu uzun ve hayret uyandırıcı mektubunda babasından kaçtığı için yazmaya sığındığını ve…